Bosna Hersek Manset 

Saraybosna

Saraybosna, Bosna ve Neretva nehirlerinin oluşturduğu vadiler üzerine kurulmuş, yaklaşık 5000 yıllık bir yerleşim merkezi. Bronz çağının son dönemlerinde, burada İllirya’lıların yaşadıkları biliniyor. 7. yüzyılda ise, kuzeyden Slav kabileleri gelip buraya yerleşmeye başlamışlar. 12. yüzyıla gelindiğinde, Bosna Devletinın bölgesel bir güç haline geldiği ve Saraybosna’nın da önemli bir merkez olduğu görülüyor. Ama, Saraybosna’nın kentleşme sürecindeki en büyük pay Osmanlı yönetimine ait.
Saraybosna, 15. yüzyılın ortalarında Osmanlı İmparatorluğuna katılmış ve Osmanlı’nın Bosna’daki ilk idari ve askeri merkezi olmuş. Rivayete göre, vadiye dik bakan bir yamaca inşa edilen Saray’ın önündeki ova manzarasından yola çıkılarak, kente önce “Saray Ovası” ismi verilmiş. Bugün bütün dillerde kullanılan “Sarajevo” isminin de buradan geldiği söyleniyor. Bosna halkı da kendi şehirleri için bu adı kullanıyor.
Başçarşı, Bosna-Hersek’in başkenti Saraybosna’nın merkezinde yer alan ve 16. yüzyılda kurulmuş bulunan meşhur Osmanlı çarşısıdır. Bugün hâlâ kullanımda olup Saraybosna’nın kalbi niteliğindedir. Bosna Savaşı sırasında Sırp ordusunun imha etmeye çalıştığı başlıca hedeflerdendi. Dört tarafı İstanbul camilerinin mimari tarzında inşa edilmiş Osmanlı camileriyle çevrili olan Başçarşı’da Bosna Beylerbeyi Gazi Hüsrev Bey tarafından yaptırılmış bir han, medrese ve çok sayıda imaret bulunmaktadır. Meydanında Saraybosna’nın da simgesi haline gelmiş çok güzel bir sebilin yer aldığı ve Türk bölgesi olarak anılan Başçarşı’daki pek çok eser, Gazi Hüsrev Bey Vakfı’nın mülküdür.Avlusunda Gazi Hüsrev Bey’in türbesinin bulunduğu Gazi Hüsrev Bey Camii’nin de yer aldığı Başçarşı yine Saraybosna’nın en merkezi mevkilerinden olan modern Ferhadiye Caddesi’ne bağlanmaktadır.
Başçarşı’nın sembolü olan “Sebil Çeşmesi”, Vali Hacı Mehmet Paşa tarafından 1753 yılında, İstanbul’daki çeşmeler model alınarak yaptırılmış. Efsaneye göre bu sebil çeşmesinin suyundan içen, bu şehirden asla ayrılamaz, kopamazmış.
Şehrin iki yakasını birbirine bağlayan çok sayıda köprü yer alır. Bu köprülerin en ünlüsü, belki de dünyanın en ünlü köprülerinden biri, Miljacka Nehri üzerindeki taş köprüdür. Yıllardır değişik isimlerle anılagelen köprü için bugün şehirde Hristiyanların daha yoğun yaşadığı Latinluk veya Frenkaluk olarak anılan güney bölgesini kuzeydeki eski şehir merkezine bağladığı için “Latin Köprüsü” adı kullanılır. Milyaçka Nehri üstündeki Latin köprüsü ise, 1914 yılında Avusturya veliahtı Ferdinand’ın öldürüldüğü yer. Bilindiği gibi, bu suikast Birinci Dünya Savaşını başlatan kıvılcım olmuştu.
Saraybosna’da, Osmanlı’nın mimarisine Avusturyalıların heybetli eserleri eşlik ediyor. Milyaçka nehri kıyısındaki Milli kütüphane gibi. Bina, Bosna savaşı sırasında kısmen yanmış ve birçok kitap, önemli belge, nadir el yazması eserler yok olmuş. Şimdi restorasyonu sürüyor.

İlgili Yazılar